2- Bastırma sonucu iç
gerginliğin artması
3- Bunun sonucu anksiyete
(sıkıntı) , depresyon veya düşmanlık duygularının ortaya çıkması,
4- Sonuçda organize
olmamış hastalıklar ( Başağrısı, mide ağrısı gibi) veya organize olmuş
hastalıklar ( bronşial astım, duedonal ülser,ürtiker, hipertansiyon) izler. Burada
ruhu ve organizmayı bireyin iki ayrı komponenti olarak değil homojen bir varlığın
iki ayrı yönü olarak ele almak gerekir. Insanın bedensel ve ruhsal yapısı bütünün
parçaları olup sürekli ikisi birbirini etkilemektedir. Insanımız geçmişte
özdeyişlerle açıklamaya çalışmıştır.
-Hayatın yükü omuzlarıma
dağ gibi bindi.
-Korkudan dizlerimin bağı
çözüldü.
-Bu acı belimi büktü.
-Gözlerimin feri gitti
-Tüylerim diken diken oldu
-Bu olay midemi bulandırdı
gibi pek çok örnekler verilebilir.
Limbik sisteme gelince: Bu
sistem bazal beyin elemanlarının oluşturduğu birbiriyle bağlantılı komplex bir
yapıdır. Bu yapının ortasında hipotalamus yer almaktadır.Anatomik yönden ayrı bir
yapı olarak ele alınan hipotalamus fizyolojik olarak bu sistemin asıl elemanlarından
biridir. Preoptik alan, septum, paraolfaktor alan, epitalamus, talamusun ön
çekirdekleri,bazal ganglion bölümleri, hipokampus ve amigdallerden oluşur. Bu
subkortikal limbik yapıları limbik kortex çevreler. Limbik kortex beyin kabuğunun
oluşturduğu halka şeklinde bir yapı olup frontal lopların alt yüzündeki
orbito-frontal alandan başlar, korpus kallosumun önünden ve üstünden uzanıp serebral
hemisferlerin iç yüzünde girus cinguliye varır. Korpos kallosumun arkasından temporal
lobun ventro medial yüzünde girus hipokampi, priform alan ve uncus da devam eder.
Hipothalamus limbik sistenin
vücudun bir çok temel fonksiyonlarını kontrol etmek için kullandığı en önemli
çıkış
yollarını sağlar.Bunlar
özellikle vejetatif sistemi ilgilendiren ve yaşamak için gerekli olan istemdışı
fonksyonlardır. Kan basıncı düzenlenmesi, vücut suyunun korunması, vücut
ısısının düzenlenmesi,uterus fonksyonları, laktasyon, gastroentestinal sistem ve
beslenmenin düzenlenmesi ön hipofizin kontrolleri gibi görevleri üstlenmiştir. Tüm
bunların yanın da limbik sistemin davranış ve duygusal fonksyonları düzenleyici
fonksyonları çok büyük önem arz etmektedir.
Son yıllarda yapılan
deneysel çalışmalarda ödül ve ceza merkezlerinin de limbik sistemde bulunduğu tesbit
edilmiştir.. Deney hayvanların da ödül merkesi sürekli uyarıldığında hayvanın
canlanıp neşelendiği ve semirdiği gözlenmiş ve ceza merkezi uyarılıdığında ise
çok sağlıklı olan hayvanın 24-36 saat içinde ölüme gittiği izlenmiştir.
Insan hayatını ele
aldığımızada tüm yaşantının ödül ve caza ilkesi üzerin ekurulduğunu izleriz.
Ödüllendirilen davranışlar tekrarlanmaya ve daha çok ödül almak için yeni
davranışlar geliştirmeye devam eder. Cezalandırılan davranışların tekrarından
kaçılır.
Burada başta sözünü
ettiğim ruhsal çatışmaya yeniden döneceğim. Ruhsal çatışma söz konusu olduğunda
ağlama bağırıp çağırma ve hiddet gibi yollarala çözüme ulaşılmadığında
bastırılmaktadır. Bastırılan çatışma anksiyete,depresyon ve düşmanlık
duyguları yaratmaktadır.Sonuçta çatışma limbik sisteme
aktarılmaktadır.Kardıo-vasküler merlkezlere aktarıldığında arteriollerde ortaya
çıkan vazo spazm nedeniyle esansiyel hiper tansiyon oluşmaktadır.Beslenme ve
gastroentestinal merkeze etkisi ile aşırı yeme veya iştahsızlık, kolit, spastik
kolon, gastrit, mide ve düedonum ülserlerine neden olmaktadır.Deri üzerine etkili
olduğunda değişik tipte allerjıler oluşmakta, ürtiker, egzama ve psöriazis gibi
deri belirtilerine neden olmaktadır.
Akupunktur nörolojik olarak
migren, gerginlik baş ağrısı ve demet tipi baş ağrılarının tedavisinde son derece
etkin rol oynamaktadır.Örneğin migren krizi anında yapılırsa 10 dakika gibi kısa
bir süre içinde krizi ortadan kaldırmaktadır.
Yeri gelmişken çok önemli
olan baş ağrılarına değinmek de yarar görüyorum. Pratik uygulamada hekim olarak
tümümüzün her gün karşı karşıya olduğumuz baş ağrıları bizlerinde başını
yeteri kadar ağrıtmaktadır.
Baş ağrılarının genel
sınıflandırılması:
1)Migren
2)Gerilim tipi baş
ağrıları
3)Demet baş ağrısı ve
kronik paroksismal hemi crania
4)Yapısal lezyonlarla
bağlantısı olmayan çeşitli tip baş ağrıları
5)Kafa travması ile ilgili
baş ağrıları
6)Vasküler bozukluklarla
ilgili baş ağrıları
7)Non vasküler
ıntracranial bozukluklarla ilgili baş ağrıları
8)Bağımlılık yapan
maddelerle veya bırakılmaları ile ilgili baş ağrıları
9)Non sfalik enfeksiyonlarla
ilgili baş ağrıları
10)Metabolik bozukluklarla
ikgili baş ağrıları
11)Cranıum,boyun,gözler,kulaklar,burun,sinüsler,dişler,ağız
veya cranial yapılarla ilgili baş ağrıları
12)Cranial nevraljiler,sinir
trunkusu ağrıları
13)Sınıflandırılamayan
baş ağrıları
Ikinci olarak idiopatik tip
trigeminal nevraljide kullanılması gereken bir tedavi yöntemidir. Servikal ve lomber
diskopatilerde refleks, his kusuru ve atrofinin gelişmediği devrede oldukça başarılı
sonuçlar vermektedir.Fasial sinir paralizisi bildiğiniz gibi %96 afrigofirik tip
dediğimiz enflamasyona bağlı paralizi tipidir. Sinirin kılıfının fallop kanalında
veya diğer bölümlerde ödemi dolayısıyla bası altında kalmasına bağlıdır.Bu
tür paralizilerde akupunktur tedavisi yüz güldürücüdür. Zona zoster ve poli
nevritlerin tedaviside akupunkturla yapılmaktadır.
Ruhsal hastalıkların
akupunkturla tedavisinde akupunktura ek olarak farmako terapi ve kısa psiko terapi
uygulanmaktadır. Akupunktur stresin ortadan kaldırılmasına, düşük dozlarda ilaç
kullanılmasına ve ilaç etkisi başlayıncaya kadar geçen dönemde kişinin
rahatlamasına, adale relaksasyonuna ve uykunun düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.
Akupunkturu öncelikle madde
bağımlılıklarında, konversiyon reaksiyonu dediğimiz bayılma ve organların
fonksiyonel bozukluklarında, opsesif, kompülsif reaksiyon tedavisinde ve her tür
psikosomatik reaksiyonların (gastroentestinal, kardio vasküler, empotans, cilt
reaksiyonları gibi) tadavisinde başarılı olarak kullanmaktayız.
(1) Ruh ve Sinir
hastalıkları mütehassısı