Şükran & Ömer Engin
SOEGROUP
DENTAL
AKUPUNKTUR
DENTAL YAZILIM

Hobi / hobby

  Ayşegül'ün sayfası

ATATÜRK büstü

Yelken...    Pirat

Bead Dreams / Boncuk ruyasi

Sukran Engin

Mobilcam

  Linkler

Bize yazınsoe@soedental.com 

E-mail to us

Hit Counter

 

SOEGROUP

Halitağa caddesi no:46

Kadıköy İstanbul

Türkiye 

Tel:+90 (216) 345 5916


DR.SADETTIN DEMIRAY(1)

Akupunkturun norolojik ve ruhsal hastalıklarda tedavi amaçlı kullanılması

Konuya girmeden önce ruhsal hastalıklar özellikle psikosomatik bozukluklar ve sinir sisteminin limbik sistem diye adlandırdığımız bölümü hakkında bilgilerimizi hatırlatmak istiyorum.

Psikosomatik terimi ilk kez 1818 yılında Dr.Jacobi tarafından kullanılmıştır. 1828 yılında HEINROTH somatopisişik deyimini ortaya atarak bazı bozukluklarda somatik etkenlerin ön planda, psişik etkenlerin ikincil olabileceğini belirtmek istemiştir.

Psikosomatik hastalıkların organik belirtileri bilinçten uzaklaşarak bastırılmış psişik çatışmaların sembolik ifadesi olarak ele alınmaktadır. Ruhsal çatışma olduğu zaman:

1- Çözüm bulamama- bastırma ,

2- Bastırma sonucu iç gerginliğin artması

3- Bunun sonucu anksiyete (sıkıntı) , depresyon veya düşmanlık duygularının ortaya çıkması,

4- Sonuçda organize olmamış hastalıklar ( Başağrısı, mide ağrısı gibi) veya organize olmuş hastalıklar ( bronşial astım, duedonal ülser,ürtiker, hipertansiyon) izler. Burada ruhu ve organizmayı bireyin iki ayrı komponenti olarak değil homojen bir varlığın iki ayrı yönü olarak ele almak gerekir. Insanın bedensel ve ruhsal yapısı bütünün parçaları olup sürekli ikisi birbirini etkilemektedir. Insanımız geçmişte özdeyişlerle açıklamaya çalışmıştır.

-Hayatın yükü omuzlarıma dağ gibi bindi.

-Korkudan dizlerimin bağı çözüldü.

-Bu acı belimi büktü.

-Gözlerimin feri gitti

-Tüylerim diken diken oldu

-Bu olay midemi bulandırdı gibi pek çok örnekler verilebilir.

 

Limbik sisteme gelince: Bu sistem bazal beyin elemanlarının oluşturduğu birbiriyle bağlantılı komplex bir yapıdır. Bu yapının ortasında hipotalamus yer almaktadır.Anatomik yönden ayrı bir yapı olarak ele alınan hipotalamus fizyolojik olarak bu sistemin asıl elemanlarından biridir. Preoptik alan, septum, paraolfaktor alan, epitalamus, talamusun ön çekirdekleri,bazal ganglion bölümleri, hipokampus ve amigdallerden oluşur. Bu subkortikal limbik yapıları limbik kortex çevreler. Limbik kortex beyin kabuğunun oluşturduğu halka şeklinde bir yapı olup frontal lopların alt yüzündeki orbito-frontal alandan başlar, korpus kallosumun önünden ve üstünden uzanıp serebral hemisferlerin iç yüzünde girus cinguliye varır. Korpos kallosumun arkasından temporal lobun ventro medial yüzünde girus hipokampi, priform alan ve uncus da devam eder.

Hipothalamus limbik sistenin vücudun bir çok temel fonksiyonlarını kontrol etmek için kullandığı en önemli çıkış

yollarını sağlar.Bunlar özellikle vejetatif sistemi ilgilendiren ve yaşamak için gerekli olan istemdışı fonksyonlardır. Kan basıncı düzenlenmesi, vücut suyunun korunması, vücut ısısının düzenlenmesi,uterus fonksyonları, laktasyon, gastroentestinal sistem ve beslenmenin düzenlenmesi ön hipofizin kontrolleri gibi görevleri üstlenmiştir. Tüm bunların yanın da limbik sistemin davranış ve duygusal fonksyonları düzenleyici fonksyonları çok büyük önem arz etmektedir.

Son yıllarda yapılan deneysel çalışmalarda ödül ve ceza merkezlerinin de limbik sistemde bulunduğu tesbit edilmiştir.. Deney hayvanların da ödül merkesi sürekli uyarıldığında hayvanın canlanıp neşelendiği ve semirdiği gözlenmiş ve ceza merkezi uyarılıdığında ise çok sağlıklı olan hayvanın 24-36 saat içinde ölüme gittiği izlenmiştir.

Insan hayatını ele aldığımızada tüm yaşantının ödül ve caza ilkesi üzerin ekurulduğunu izleriz. Ödüllendirilen davranışlar tekrarlanmaya ve daha çok ödül almak için yeni davranışlar geliştirmeye devam eder. Cezalandırılan davranışların tekrarından kaçılır.

Burada başta sözünü ettiğim ruhsal çatışmaya yeniden döneceğim. Ruhsal çatışma söz konusu olduğunda ağlama bağırıp çağırma ve hiddet gibi yollarala çözüme ulaşılmadığında bastırılmaktadır. Bastırılan çatışma anksiyete,depresyon ve düşmanlık duyguları yaratmaktadır.Sonuçta çatışma limbik sisteme aktarılmaktadır.Kardıo-vasküler merlkezlere aktarıldığında arteriollerde ortaya çıkan vazo spazm nedeniyle esansiyel hiper tansiyon oluşmaktadır.Beslenme ve gastroentestinal merkeze etkisi ile aşırı yeme veya iştahsızlık, kolit, spastik kolon, gastrit, mide ve düedonum ülserlerine neden olmaktadır.Deri üzerine etkili olduğunda değişik tipte allerjıler oluşmakta, ürtiker, egzama ve psöriazis gibi deri belirtilerine neden olmaktadır.

Akupunktur nörolojik olarak migren, gerginlik baş ağrısı ve demet tipi baş ağrılarının tedavisinde son derece etkin rol oynamaktadır.Örneğin migren krizi anında yapılırsa 10 dakika gibi kısa bir süre içinde krizi ortadan kaldırmaktadır.

Yeri gelmişken çok önemli olan baş ağrılarına değinmek de yarar görüyorum. Pratik uygulamada hekim olarak tümümüzün her gün karşı karşıya olduğumuz baş ağrıları bizlerinde başını yeteri kadar ağrıtmaktadır.

Baş ağrılarının genel sınıflandırılması:

1)Migren

2)Gerilim tipi baş ağrıları

3)Demet baş ağrısı ve kronik paroksismal hemi crania

4)Yapısal lezyonlarla bağlantısı olmayan çeşitli tip baş ağrıları

5)Kafa travması ile ilgili baş ağrıları

6)Vasküler bozukluklarla ilgili baş ağrıları

7)Non vasküler ıntracranial bozukluklarla ilgili baş ağrıları

8)Bağımlılık yapan maddelerle veya bırakılmaları ile ilgili baş ağrıları

9)Non sfalik enfeksiyonlarla ilgili baş ağrıları

10)Metabolik bozukluklarla ikgili baş ağrıları

11)Cranıum,boyun,gözler,kulaklar,burun,sinüsler,dişler,ağız veya cranial yapılarla ilgili baş ağrıları

12)Cranial nevraljiler,sinir trunkusu ağrıları

13)Sınıflandırılamayan baş ağrıları

Ikinci olarak idiopatik tip trigeminal nevraljide kullanılması gereken bir tedavi yöntemidir. Servikal ve lomber diskopatilerde refleks, his kusuru ve atrofinin gelişmediği devrede oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.Fasial sinir paralizisi bildiğiniz gibi %96 afrigofirik tip dediğimiz enflamasyona bağlı paralizi tipidir. Sinirin kılıfının fallop kanalında veya diğer bölümlerde ödemi dolayısıyla bası altında kalmasına bağlıdır.Bu tür paralizilerde akupunktur tedavisi yüz güldürücüdür. Zona zoster ve poli nevritlerin tedaviside akupunkturla yapılmaktadır.

Ruhsal hastalıkların akupunkturla tedavisinde akupunktura ek olarak farmako terapi ve kısa psiko terapi uygulanmaktadır. Akupunktur stresin ortadan kaldırılmasına, düşük dozlarda ilaç kullanılmasına ve ilaç etkisi başlayıncaya kadar geçen dönemde kişinin rahatlamasına, adale relaksasyonuna ve uykunun düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.

Akupunkturu öncelikle madde bağımlılıklarında, konversiyon reaksiyonu dediğimiz bayılma ve organların fonksiyonel bozukluklarında, opsesif, kompülsif reaksiyon tedavisinde ve her tür psikosomatik reaksiyonların (gastroentestinal, kardio vasküler, empotans, cilt reaksiyonları gibi) tadavisinde başarılı olarak kullanmaktayız.

(1) Ruh ve Sinir hastalıkları mütehassısı