Şükran & Ömer Engin
SOEGROUP
DENTAL
AKUPUNKTUR
DENTAL YAZILIM

Hobi / hobby

  Ayşegül'ün sayfası

ATATÜRK büstü

Yelken...    Pirat

Bead Dreams / Boncuk ruyasi

Sukran Engin

Mobilcam

  Linkler

Bize yazınsoe@soedental.com 

E-mail to us

Hit Counter

 

SOEGROUP

Halitağa caddesi no:46

Kadıköy İstanbul

Türkiye 

Tel:+90 (216) 345 5916


ORAL AKUPUNKTUR                                             Dt Şükran Engin

M.Ö 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda belirtilmiştir.

1) Fong Ya: Enfekte durumlar

2) Ya Kon: Diş etleri ve çevre yumuşak doku hastalıkları

3) Chong Ya: Diş çürükleri

       Yine aynı kitapta gingivitisler, periodontal apseler, gingiva ülserleri ve dental ağrılar hakkında uygun tanımlamalar yapılmıştır. Çinliler, dünyada diş temizliği için kürdan ve diş fırçasını ilk kullanan milletler arasındadır. Kayıtların bu kadar eski olmasına karşın, akupunkturun dişhekimliği pratiğinde geniş ve bilimsel uygulamaları 1980 yıllarınada Japonya da başlamış ve elde edilen veriler Dünya dişhekimliğine sunulmuştur. Amaç bilinen dental tedavilerle oriental tıbbın kombine edilerek hastaya en kısa ve ağrısız yoldan faydalı olabilmektir. (Slide) Dişhekimliği pratiğinde sadece oral kavite içindeki patolojik lokalizasyonlar tedavi kapsamı içine alınır. Ancak vücut da oluşan hemen hemen tüm sistemik hastalıkların hepsinin oral kavitede de bazı lezyonları vardır. Bu sebeple tedavi programlarının sadece görünür lezyona yönelik olmayıp, hastanın fizik ve mental durumunun dengesi de göz önüne alınarak yapılması gerekir. Burada önemli olan oral kavite içindeki lezyonun lokal kaynaklı mı yoksa sistemik kaynaklı mı? sorusunun cevabıdır. Çünkü intraoral fokal enfeksiyonlar organizmayı sistemik olarak da etkilemektedirler. 

      Yukarıdaki sebeplerden yola çıkılarak akupunkturun çok spesial bir dalı olan oral akupunktur ortaya çıkmıştır. Oral akupunktur, nervus trigeminusun lifleri dolayısıyla duyusal somatatopisinin sensitif inervasyonuna dayandırılır ve böylece daha kolay etki mekanizması anlaşılabilir. Ağız mukozasının dikkatle incelenmesi sonucu ortaya çıkan ve spontan olarak artan basınç duyarlılıklarının da sebebi budur.

      Oral akupunkturda metodu şu şekilde açıklayabiliriz. Vücut içinde patolojik bir olay ortaya çıktığında uyarıya çok hassas ve kolayca elektrik akımı geçiren bazı algılayıcılar vücut içinde anormalliği regüle etmeye başlarlar. Bu doğal olay homeostazis ve otonom sinir sistemi sonucudur. Yine bu olay aynı zamanda kapalı bir sistem olarak da düşünülebilir

     Vücut veya iç organ anormalliği --> Impulsu afferent sinirler yolu ile gönderme --> Spinal veya serebral bölgede transformasyon -->   efferent sinirlerin uçlarından deri dokusunda bazı maddeler veya transmitterler oluşturmak -->  ve elektropermiabl alanların ortaya çıkması mekanizmasına dayanarak vestibulum oriste özellikle dudak ve yanak bölgesinde ilgili odontomların mukozalarının palpasyonu ile tespit edilmesidir. Palpasyon ile refleks bölgesinin lokalizasyonunun tespiti ince bir kanülle yapılır. Somatotopi Voll tarafından verilmiş şemaya dayanır.

Organ -mukoza Enerjetik Değişiklikleri

Somatotropi, odontom (diş ve çevre dokuları yani periodonsiyum) ile ilgili doku sistemlerine ve organlara ait değişen enerji ilişkilerine bağlıdır. Oral akupunktur (Gledish'e göre) sadece organa bağımlı olmayıp 5 eleman ve Yin yang teorileri ile açılanmaya çalışılan enerji regülasyonu ile de bağlantılıdır. Bir başka deyişle yine karşımıza otonom sinir sistemi regülasyonu çıkmaktadır. Otonom sinir sisteminin fonksiyonları göz önüne alındığında bu önem daha da belirgin olarak ortaya çıkar.

* Iç organların kontrolü,

* Sindirim sisteminin segresyonunun regülasyonu,

* Dolaşım sisteminin kontrolü,

* Metabolizma kontrolü,

* Sempatik sinirlerin uyarılması ile alyuvarların sayılarında artış olması,

* Adaleler üzerinde değişiklikler,

 

Otonom sinir sisteminin anormal fonksiyonları sonucu hastalıklar oluşacaktır. Bu sistemde yapılacak regülasyon tedavide başarılı olacaktır. Teorik olarak çok güzel olmasına karşın otonom sinir sistemini regüle edici teropatik metodların modern tıpta henüz tam yerine oturmamış olması nedeniyle uygulaması zordur. Akupunktur burada bizlere şans tanımaktadır.

 

Oral akupunkturda Diş pulpasının önemi:

Diş pulpasının ve periodonsiyumun inervasyonu ve vaskülarizasyonu akupunkturun etki mekanizması açısından önemlidir.  Diş pulpası, ihtiva ettiği sensitif reseptörler sayesinde önemli ölçüde dış uyaranlara karşı hassas bir organdır.Yine kendisine has bir özelliği de her türlü stimulusun oluşturuğu etkiyi ağrı duyusu şeklinde algılamasıdır. Pulpanın sinir sistemi ağı, hem sensitif sistemin afferent nöronlarını hemde otonom sistemin sinir uçlarını ihtiva eder. Otonom sisteme ait sinir uçları mikro sirkülasyonu yönetirler. Bütün sinir uçları foremen apikaleden pulpaya girerler. Sensitif uçların bir bölümü trigeminal sinirden gelirken, bir bölüm sinir ucuda servikal sempatik gangliondan gelerek bu ağa karışır. Bu fibrillerin hepsi Schwann hücresi içinde yer alır ve yine bu hücrenin yaptığı miyelin kılıf ile çevrelenmişlerdir. Ağrı duyusunu iletmekle görevli miyelinli sinirler apikal foremenden pulpaya girdikten sonra perifere doğru ilerlerken miyelin kılıflarını kaybederek miyelinsiz sinir haline dönerler ve Weil tabakasını aşarak odontoblastik tabakaya ulaşırlar. Bazı uçları dentin kanalları içine girerek 1/3 kanal boyu ilerler.

Seltzer, ağrı duyusunu ileten kısa aksonlu sinirlerin, trigeminal sinirden geldiğini ve ağrı duyusunu 100 m/sn lik hızla merkeze ilettiklerini, myelinsiz sinirlerin aynı işlevi 0,6 - 0,9 m/sn lik hızda gerçekleştirdiklerini ortaya koymuştur.

Uzun aksonlu, miyelin kılıf ihtiva etmeyen ve ağrı duyusunu çok yavaş ileten sinir uçları ise arteriol ve venüllerin çeperlerine sokulup sinaptik etkilenme ile damar endotellerini kontrol altında tutarak kan sirkülasyonunun şiddetini ayarlama görevini üslenmişlerdir.

ORAL AKUPUNKTUR NOKTALARI

Oral akupunktur noktaları iki kısımda incelenir.

1) Vestibül noktalar,

2) Retromolar noktalar,

Vestibül noktalar araştırılırken serbest gingivada değil, labial ve buccal kısımda mukozadan 1,5-2 cm. uzaklıkta yapışık dişeti üzerinde araştırılmalıdır. Retromolar noktalar ise 3. büyük azının arkasında hayali 4. molar alanının distalinde yüzük şeklinde bir hat üzerinde araştırılmalıdır. Bu noktalar üst çenede tuber bölgelerinde, alt çenede ise ramus mandibulanın alt ön kenarında yüzük şeklinde bulunurlar.

Oral akupunktur noktaları muhtelif metodlarla araştırılır. Palpasyon elle olabildiği gibi ucu künt bir sond yardımıyla veya bir kanülle yapılabilir. Bu şekilde bulunan nokta, bağlantısı olan organdaki bir rahatsızlığı gösterir.

Gledisch, Very-Point Metod adını verdiği bir yöntemle bu noktaları araştırır. Yöntem , hafif bir dokunma ile bile spontan duyarlılık gösteren noktaların seçilerek bunlara %1 lik procain veya xylocain enjekte edildikten sonra odontomların bağlantılı olduğu organlara ve fonksiyonları üzerine etkilerinin incelenmesi şeklindedir.

Bu ilişki, ryodoraku da olduğu gibi organ-deri refleksi şeklinde açıklanabileceği gibi ;

1) Hastalık sonucu etkilenen organa göre

2) Tradisyonel Çin Tıbbı teorilerine göre, birbirleriyle ilişkili olduğu kabul edilen meridyen çiftleri, diğer bir deyişle yin-yang teorisine göre,

3) Beş Eleman Teorisine göre,

4) Yedi emosyonel faktör: sevinç, öfke, melankoli, kaygı, keder, korku ve ani korku diğer bir deyişle dehşet. Bunlar bilindiği üzere dış uyaranlara karşı vücudun normal emosyonel cevaplarıdır. Normalde hastalık sebebi değildirler. Şiddetli, sürekli ve ani ortaya çıkan emosyonel uyarılar, sonunda insan vücudunun fizyolojik fonksiyonlarını da etkiliyecektir. Bu teoride farklı emosyonel faktörlerin, zang fu organların, qi ve kan sirkülasyonunu etkilediği öne sürülmüştür. Bunun sonucunda da aşağıdaki patolojik ve klinik belirtilerin ortaya çıktığını kabul edilmişdir.

Öfke ve hiddet Liv,meridyenini

sevinç ve neşe H meridyenini,

keder ızdırap ve melankoli L meridyenini

kaygı, sıkıntı Sp Meridyenini,

korku ve dehşet B meridyenlerini etkiler,

şeklinde de açıklanabilir.

Oral akupunktur da Ağız noktaları ile bütün organizmanın Enerjetik Ilişkilerinin Düzen Şeması:

Sağ üst çene de santral ve lateral yani 1. ve 2. incisiv bölgelerine rastlayan noktalar: Böbrek, mesane, prostat, uterus, genital organlar ve frontal bölge(alın)

Canin bölgesi: Karaciğer, safra kesesi, göz rahatsızlıkları, tonsiller, kalça ve diz.

1. ve 2. premolar bölgesi: Akciğer, kalınbarsak, ethmoid sinüs, cervical 4 ve 5

1. ve 2. molar bölgesi: Pankreas, mide, sinus maxillaris, larynx

3.molar bölgesi: Kalp, incebarsak, santral sinir sistemi, iç kulak, omuz, dirsek, duodenum

 

Sol üst Çene de 1.ve 2. incisiv bölgesi: Böbrek, mesane, prostat, uterus, genital organlar, frontal bölge ve frontal sinüs

Canin bölgesi: Karaciğer, safra kesesi, gözle ilgili hastalıklar, tonsiller, kalça, ve diz

1. ve 2. premolar bölgesi: Akciğer, kalınbarsak, ethmoid, cervical 4 ve 5. omurlar

1. ve 2. molar bölgesi: Dalak, mide, sinüs maxillaris, larynx

3. molar bölgesi: Kalp, ince barsak, santral sinir sistemi, iç kulak, omuz, omuz, dirsek, ileum, jejunum

 

Sağ Alt Çenede 1. ve 2. incisiv bölgesi: Ürogenital sistem, sinüs frontalis, coksa, kulak, böbrek, mesane

Canin bölgesi: Göz, tonsiller, kalça, diz, karaciğer,safra kesesi

1. ve 2. premolar bölgesi: Lenfatik sitem, sinus maxillaris, mamıliar doku, pankreas, mide

1. ve 2. molar bölgesi : Cervical 4 ve 5, ethmoid sinus, akciğer, kalınbarsak

3. molar bölgesi: Omuz, dirsek, ileum, kulak, perifer sinirler, kalp ve incebarsak

Sol alt çenede 1. ve 2. incisiv bölgesi: Ürogenital sistem, sinüs frontalis, coksa, kulak, böbrek, mesane

Canin bölgesi: Göz, tonsiller, kalça, diz, karaciğer, safra kesesi

1. ve 2. premolar bölgesi: Lenfatik sistem, sinus maxillaris, mamiliar doku, dalak, mide

1. ve 2. molar bölgesi: Cervical 4 ve 5, ethmoid sinus,akciğer, kalınbarsak

3. molar bölgesi: Omuz, dirsek, ileum, jejunum, kulak, perifer sinirler, kalp, incebarsak

ORAL AKUPUNKTUR NOKTALARININ MERIDYEN BAĞLANTILARI GLEDITSCH 'E GÖRE

Üst çene 1. ve 2. Incisiv ( 11-12-21-22 )--------------> K /BL

Canin (13-23) --------------->Liv/GB

1. ve 2. Premolar (14-15-24-25) -------------------->L / Li

1. ve 2. Molar (16-17-26-27) -------------------->Sp / ST

3 Molar (18-28) -------------------------------------> H / SI

 

Alt çene 1. ve 2. Incisiv (31-32-41-42)-----------------> K/BL

Canin (33-43) -----------------------------------> Liv / GB

1. ve 2. Premolar (34-35-44-45)-------------->Sp / ST

1. ve 2. Molar (36-37-46-47)------------------> LU / LI

3.Molar (38-48)------------------------------------->H /SI

NOGIER'NIN KULAK KORRESPONDENS NOKTALARI ILE ORAL AKUPUNKTUR NOKTALARININ BAĞLANTILARI

Oral akupunktur akupunkturun çok spesial bölümüdür ve seçenek bir tedavi olarak ortaya konmuştur. Özellikle aurikülomedisin in çok iyi bilinmesiyle uygulanabilir. Oral akupunktur noktalarının Nogie'nin kulak korrespondens noktaları ile bağlantıları ilk kez Mastalier tarafından ortaya konmuş ve halen araştırılmaktadır. Bu araştırmalar çok büyük sabır ,deneyim ve bilgi gerektirmektedir. Mastalier bu çalışmalarını bir şemayla sunmuştur.

ÜST ÇENEDE

18 ve 28 bölgesindeki Oral akupunktur noktaları kulakta lobulusun önündeki rhinencephalon ve çevresindeki correspondens noktalarına tekabül eder.

17 ve 27 bölgesindeki or. aku. nok. , lobulustaki G bölgesine,

16 ve 26 bölgesindeki or. aku. nok. , lobulusun distalindeki D bölgesine,

15 ve 25 bölgesindeki or. aku. nok. , el ve dirsek noktalarına,

14 ve 24 bölgesindeki or. aku. nok. , böbrek ve alt ekstremitelerle ilgili noktalara,

13 ve 23 bölgesindeki or. aku. nok., kalça ve çevresindeki noktalara,

12 ve 22 bölgesindeki or. aku. nok. , semiconcasüperiora,

11 ve 12 bölgesindeki or. aku. nok. semiconca inferiora ,tekabül eder

 

ALT ÇENEDE

 

38 ve 48 bölgesindeki or. aku. nok., tragusun önündeki subtrajik bölgeye,

37 ve 47 bölgesindeki or. aku. nok. , cervical omurlara,

36 ve 46 bölgesindeki or. aku. nok. , helix ve helix caudaya

35 ve 45 bölgesindeki or. aku. nok. , tragusa,

34 ve 44 bölgesindeki or. aku. nok. , antihelix , th. 12ve os cocsa arasına

33 ve 43 bölgesindeki or. aku. nok. , antihelix cervical 1 ve th 12 arasına,

32 ve 42 bölgesindeki or. aku. nok. , thalamus ve cerebelluma

31 ve 41 bölgesindeki or. aku. nok. , incisora intertrajica ya tekabül eder.

 

Burada dikkat edilmesi gereken önemli konular vardır. Mutlaka aurikulomedisinin bilinip, auriculo-cardiak-reflex ile diş bağlantılarını saptayabilmek için aurikulo-cardiak reflexin incelenmesi ve arterya radialisten alınan verilerin değerlendirilmesi gerekmektedir ki bunlarla bağlantılı oral akupunktur noktaları saptanabilsin. Ayrıca Nogier'in kulakta dişlerle ilgili korrespondens noktalarının iyi krite edilmesi ve lobulustaki diğer somatik lokalizasyonlar incelenmesi gerekmektedir.

Biz kliniğimizde tüm bu verilerin ışığı altında ryodorakuda kullanılan nörometre ile çalışmalar yaptık. Bu çalışmalar sonucu aynı ryodoraku noktaları gibi ağız mukozasında Gledish in şemasında verilen noktaları şayet vücutta bir problem varsa saptadık. Bizi bu konunun araştırmasına iten sebep, hiç bir problem olmayan oral kavitelerde görülen dental ağrılar mukoza, gingiva hassasiyetleri ve patolojileri olmuştur. Ancak bu uygulama oldukça zordur. Nedenine gelince, ağız ortamını tükrükten elimine etmek ve kuru tutabilmek çok titiz bir çalışmayı gerektirmektedir. Aksi taktirde alınan veriler çok yanıltıcı olacaktır. Bilindiği üzere ryadoraku ölçümlerinin en önemli şartlarından biriside ölçüm yapılacak cilt sahasının nem oranını sabit olmasıdır. Bu nedenle uygulamanın günceleştirilmesinin pratikte oldukça zor olduğunu gördük. Fakat bununla birlikte şartlar sağlanabildiğinde, oral akupunktur noktalarının diğer mukoza kısımlarına nazaran elektro geçirgenliğinin daha fazla olması, şayet vücutta bir patoloji varsa objektif olarak elde edilebilmesi, karşılaştırma ve istatiksel çalışma yapabilme olanağı olması bizi bu konu üzerine daha çok çalışmaya itti.

Sonuç olarak yapılan ve yapılacak olan değerli çalışmalar sonucu oral akupunktur bizlere daha geniş bir uygulama yelpazesi sunacaktır.