M.Ö 2500
yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp
kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda belirtilmiştir.
1) Fong Ya: Enfekte
durumlar
2) Ya Kon: Diş
etleri ve çevre yumuşak doku hastalıkları
3) Chong Ya: Diş
çürükleri
Yine aynı kitapta gingivitisler, periodontal apseler, gingiva ülserleri ve dental
ağrılar hakkında uygun tanımlamalar yapılmıştır. Çinliler, dünyada diş
temizliği için kürdan ve diş fırçasını ilk kullanan milletler arasındadır.
Kayıtların bu kadar eski olmasına karşın, akupunkturun dişhekimliği pratiğinde
geniş ve bilimsel uygulamaları 1980 yıllarınada Japonya da başlamış ve elde edilen
veriler Dünya dişhekimliğine sunulmuştur. Amaç bilinen dental tedavilerle oriental
tıbbın kombine edilerek hastaya en kısa ve ağrısız yoldan faydalı olabilmektir. (Slide) Dişhekimliği pratiğinde sadece oral kavite içindeki
patolojik lokalizasyonlar tedavi kapsamı içine alınır. Ancak vücut da oluşan hemen
hemen tüm sistemik hastalıkların hepsinin oral kavitede de bazı lezyonları vardır.
Bu sebeple tedavi programlarının sadece görünür lezyona yönelik olmayıp, hastanın
fizik ve mental durumunun dengesi de göz önüne alınarak yapılması gerekir. Burada
önemli olan oral kavite içindeki lezyonun lokal kaynaklı mı yoksa sistemik kaynaklı
mı? sorusunun cevabıdır. Çünkü intraoral fokal enfeksiyonlar organizmayı sistemik
olarak da etkilemektedirler.
Yukarıdaki sebeplerden yola çıkılarak akupunkturun çok spesial bir dalı olan oral
akupunktur ortaya çıkmıştır. Oral akupunktur, nervus trigeminusun lifleri
dolayısıyla duyusal somatatopisinin sensitif inervasyonuna dayandırılır ve böylece
daha kolay etki mekanizması anlaşılabilir. Ağız mukozasının dikkatle incelenmesi
sonucu ortaya çıkan ve spontan olarak artan basınç duyarlılıklarının da sebebi
budur.
Oral akupunkturda metodu şu şekilde açıklayabiliriz. Vücut içinde patolojik bir olay
ortaya çıktığında uyarıya çok hassas ve kolayca elektrik akımı geçiren bazı
algılayıcılar vücut içinde anormalliği regüle etmeye başlarlar. Bu doğal olay
homeostazis ve otonom sinir sistemi sonucudur. Yine bu olay aynı zamanda kapalı bir
sistem olarak da düşünülebilir
Vücut
veya iç organ anormalliği --> Impulsu afferent sinirler yolu ile gönderme -->
Spinal veya serebral bölgede transformasyon --> efferent sinirlerin
uçlarından deri dokusunda bazı maddeler veya transmitterler oluşturmak --> ve
elektropermiabl alanların ortaya çıkması mekanizmasına dayanarak vestibulum oriste
özellikle dudak ve yanak bölgesinde ilgili odontomların mukozalarının palpasyonu ile
tespit edilmesidir. Palpasyon ile refleks bölgesinin lokalizasyonunun tespiti ince bir
kanülle yapılır. Somatotopi Voll tarafından verilmiş şemaya dayanır.
Organ
-mukoza Enerjetik Değişiklikleri
Somatotropi,
odontom (diş ve çevre dokuları yani periodonsiyum) ile ilgili doku sistemlerine ve
organlara ait değişen enerji ilişkilerine bağlıdır. Oral akupunktur (Gledish'e
göre) sadece organa bağımlı olmayıp 5 eleman ve Yin yang teorileri ile açılanmaya
çalışılan enerji regülasyonu ile de bağlantılıdır. Bir başka deyişle yine
karşımıza otonom sinir sistemi regülasyonu çıkmaktadır. Otonom
sinir sisteminin fonksiyonları göz önüne alındığında bu önem daha da belirgin
olarak ortaya çıkar.
* Iç organların
kontrolü,
* Sindirim
sisteminin segresyonunun regülasyonu,
* Dolaşım
sisteminin kontrolü,
* Metabolizma
kontrolü,
* Sempatik
sinirlerin uyarılması ile alyuvarların sayılarında artış olması,
* Adaleler
üzerinde değişiklikler,
Otonom sinir
sisteminin anormal fonksiyonları sonucu hastalıklar oluşacaktır. Bu sistemde
yapılacak regülasyon tedavide başarılı olacaktır. Teorik olarak çok güzel
olmasına karşın otonom sinir sistemini regüle edici teropatik metodların modern
tıpta henüz tam yerine oturmamış olması nedeniyle uygulaması zordur. Akupunktur
burada bizlere şans tanımaktadır.
Oral
akupunkturda Diş pulpasının önemi:
Diş pulpasının
ve periodonsiyumun inervasyonu ve vaskülarizasyonu akupunkturun etki mekanizması
açısından önemlidir. Diş pulpası, ihtiva ettiği sensitif reseptörler
sayesinde önemli ölçüde dış uyaranlara karşı hassas bir organdır.Yine kendisine
has bir özelliği de her türlü stimulusun oluşturuğu etkiyi ağrı duyusu şeklinde
algılamasıdır. Pulpanın sinir sistemi ağı, hem sensitif sistemin afferent
nöronlarını hemde otonom sistemin sinir uçlarını ihtiva eder. Otonom sisteme ait
sinir uçları mikro sirkülasyonu yönetirler. Bütün sinir uçları foremen apikaleden
pulpaya girerler. Sensitif uçların bir bölümü trigeminal sinirden gelirken, bir
bölüm sinir ucuda servikal sempatik gangliondan gelerek bu ağa karışır. Bu
fibrillerin hepsi Schwann hücresi içinde yer alır ve yine bu hücrenin yaptığı
miyelin kılıf ile çevrelenmişlerdir. Ağrı duyusunu iletmekle görevli miyelinli
sinirler apikal foremenden pulpaya girdikten sonra perifere doğru ilerlerken miyelin
kılıflarını kaybederek miyelinsiz sinir haline dönerler ve Weil tabakasını aşarak
odontoblastik tabakaya ulaşırlar. Bazı uçları dentin kanalları içine girerek 1/3
kanal boyu ilerler.
Seltzer, ağrı
duyusunu ileten kısa aksonlu sinirlerin, trigeminal sinirden geldiğini ve ağrı
duyusunu 100 m/sn lik hızla merkeze ilettiklerini, myelinsiz sinirlerin aynı işlevi 0,6
- 0,9 m/sn lik hızda gerçekleştirdiklerini ortaya koymuştur.
Uzun aksonlu,
miyelin kılıf ihtiva etmeyen ve ağrı duyusunu çok yavaş ileten sinir uçları ise
arteriol ve venüllerin çeperlerine sokulup sinaptik etkilenme ile damar endotellerini
kontrol altında tutarak kan sirkülasyonunun şiddetini ayarlama görevini
üslenmişlerdir.
ORAL
AKUPUNKTUR NOKTALARI
Oral akupunktur
noktaları iki kısımda incelenir.
1) Vestibül
noktalar,
2) Retromolar
noktalar,
Vestibül noktalar
araştırılırken serbest gingivada değil, labial ve buccal kısımda mukozadan 1,5-2
cm. uzaklıkta yapışık dişeti üzerinde araştırılmalıdır. Retromolar noktalar ise
3. büyük azının arkasında hayali 4. molar alanının distalinde yüzük şeklinde bir
hat üzerinde araştırılmalıdır. Bu noktalar üst çenede tuber bölgelerinde, alt
çenede ise ramus mandibulanın alt ön kenarında yüzük şeklinde bulunurlar.
Oral akupunktur
noktaları muhtelif metodlarla araştırılır. Palpasyon elle olabildiği gibi ucu künt
bir sond yardımıyla veya bir kanülle yapılabilir. Bu şekilde bulunan nokta,
bağlantısı olan organdaki bir rahatsızlığı gösterir.
Gledisch,
Very-Point Metod adını verdiği bir yöntemle bu noktaları araştırır. Yöntem ,
hafif bir dokunma ile bile spontan duyarlılık gösteren noktaların seçilerek bunlara
%1 lik procain veya xylocain enjekte edildikten sonra odontomların bağlantılı olduğu
organlara ve fonksiyonları üzerine etkilerinin incelenmesi şeklindedir.
Bu ilişki,
ryodoraku da olduğu gibi organ-deri refleksi şeklinde açıklanabileceği gibi ;
1) Hastalık sonucu
etkilenen organa göre
2) Tradisyonel Çin
Tıbbı teorilerine göre, birbirleriyle ilişkili olduğu kabul edilen meridyen
çiftleri, diğer bir deyişle yin-yang teorisine göre,
3) Beş Eleman
Teorisine göre,
4) Yedi emosyonel
faktör: sevinç, öfke, melankoli, kaygı, keder, korku ve ani korku diğer bir deyişle
dehşet. Bunlar bilindiği üzere dış uyaranlara karşı vücudun normal emosyonel
cevaplarıdır. Normalde hastalık sebebi değildirler. Şiddetli, sürekli ve ani ortaya
çıkan emosyonel uyarılar, sonunda insan vücudunun fizyolojik fonksiyonlarını da
etkiliyecektir. Bu teoride farklı emosyonel faktörlerin, zang fu organların, qi ve kan
sirkülasyonunu etkilediği öne sürülmüştür. Bunun sonucunda da aşağıdaki
patolojik ve klinik belirtilerin ortaya çıktığını kabul edilmişdir.
Öfke ve hiddet Liv,meridyenini
sevinç ve neşe H
meridyenini,
keder ızdırap ve
melankoli L meridyenini
kaygı, sıkıntı
Sp Meridyenini,
korku ve dehşet B
meridyenlerini etkiler,
şeklinde de
açıklanabilir.
Oral akupunktur da Ağız noktaları ile bütün organizmanın
Enerjetik Ilişkilerinin Düzen Şeması:
Sağ üst çene de
santral ve lateral yani 1. ve 2. incisiv bölgelerine rastlayan noktalar: Böbrek, mesane,
prostat, uterus, genital organlar ve frontal bölge(alın)
Canin bölgesi:
Karaciğer, safra kesesi, göz rahatsızlıkları, tonsiller, kalça ve diz.
1. ve 2. premolar
bölgesi: Akciğer, kalınbarsak, ethmoid sinüs, cervical 4 ve 5
1. ve 2. molar
bölgesi: Pankreas, mide, sinus maxillaris, larynx
3.molar bölgesi:
Kalp, incebarsak, santral sinir sistemi, iç kulak, omuz, dirsek, duodenum
Sol üst Çene de
1.ve 2. incisiv bölgesi: Böbrek, mesane, prostat, uterus, genital organlar, frontal
bölge ve frontal sinüs
Canin bölgesi:
Karaciğer, safra kesesi, gözle ilgili hastalıklar, tonsiller, kalça, ve diz
1. ve 2. premolar
bölgesi: Akciğer, kalınbarsak, ethmoid, cervical 4 ve 5. omurlar
1. ve 2. molar
bölgesi: Dalak, mide, sinüs maxillaris, larynx
3. molar bölgesi:
Kalp, ince barsak, santral sinir sistemi, iç kulak, omuz, omuz, dirsek, ileum, jejunum
Sağ Alt Çenede 1.
ve 2. incisiv bölgesi: Ürogenital sistem, sinüs frontalis, coksa, kulak, böbrek,
mesane
Canin bölgesi:
Göz, tonsiller, kalça, diz, karaciğer,safra kesesi
1. ve 2. premolar
bölgesi: Lenfatik sitem, sinus maxillaris, mamıliar doku, pankreas, mide
1. ve 2. molar
bölgesi : Cervical 4 ve 5, ethmoid sinus, akciğer, kalınbarsak
3. molar bölgesi:
Omuz, dirsek, ileum, kulak, perifer sinirler, kalp ve incebarsak
Sol alt çenede 1.
ve 2. incisiv bölgesi: Ürogenital sistem, sinüs frontalis, coksa, kulak, böbrek,
mesane
Canin bölgesi:
Göz, tonsiller, kalça, diz, karaciğer, safra kesesi
1. ve 2. premolar
bölgesi: Lenfatik sistem, sinus maxillaris, mamiliar doku, dalak, mide
1. ve 2. molar
bölgesi: Cervical 4 ve 5, ethmoid sinus,akciğer, kalınbarsak
3. molar bölgesi:
Omuz, dirsek, ileum, jejunum, kulak, perifer sinirler, kalp, incebarsak
ORAL
AKUPUNKTUR NOKTALARININ MERIDYEN BAĞLANTILARI GLEDITSCH 'E GÖRE
Üst çene 1. ve 2.
Incisiv ( 11-12-21-22 )--------------> K /BL
Canin (13-23)
--------------->Liv/GB
1. ve 2. Premolar
(14-15-24-25) -------------------->L / Li
1. ve 2. Molar
(16-17-26-27) -------------------->Sp / ST
3 Molar (18-28)
-------------------------------------> H / SI
Alt çene 1. ve 2.
Incisiv (31-32-41-42)-----------------> K/BL
Canin (33-43)
-----------------------------------> Liv / GB
1. ve 2. Premolar
(34-35-44-45)-------------->Sp / ST
1. ve 2. Molar
(36-37-46-47)------------------> LU / LI
3.Molar
(38-48)------------------------------------->H /SI
NOGIER'NIN KULAK KORRESPONDENS NOKTALARI ILE ORAL AKUPUNKTUR
NOKTALARININ BAĞLANTILARI
Oral akupunktur
akupunkturun çok spesial bölümüdür ve seçenek bir tedavi olarak ortaya konmuştur.
Özellikle aurikülomedisin in çok iyi bilinmesiyle uygulanabilir. Oral akupunktur
noktalarının Nogie'nin kulak korrespondens noktaları ile bağlantıları ilk kez
Mastalier tarafından ortaya konmuş ve halen araştırılmaktadır. Bu araştırmalar
çok büyük sabır ,deneyim ve bilgi gerektirmektedir. Mastalier bu çalışmalarını
bir şemayla sunmuştur.
ÜST ÇENEDE
18 ve 28
bölgesindeki Oral akupunktur noktaları kulakta lobulusun önündeki rhinencephalon ve
çevresindeki correspondens noktalarına tekabül eder.
17 ve 27
bölgesindeki or. aku. nok. , lobulustaki G bölgesine,
16 ve 26
bölgesindeki or. aku. nok. , lobulusun distalindeki D bölgesine,
15 ve 25
bölgesindeki or. aku. nok. , el ve dirsek noktalarına,
14 ve 24
bölgesindeki or. aku. nok. , böbrek ve alt ekstremitelerle ilgili noktalara,
13 ve 23
bölgesindeki or. aku. nok., kalça ve çevresindeki noktalara,
12 ve 22
bölgesindeki or. aku. nok. , semiconcasüperiora,
11 ve 12
bölgesindeki or. aku. nok. semiconca inferiora ,tekabül eder
ALT ÇENEDE
38 ve 48
bölgesindeki or. aku. nok., tragusun önündeki subtrajik bölgeye,
37 ve 47
bölgesindeki or. aku. nok. , cervical omurlara,
36 ve 46
bölgesindeki or. aku. nok. , helix ve helix caudaya
35 ve 45
bölgesindeki or. aku. nok. , tragusa,
34 ve 44
bölgesindeki or. aku. nok. , antihelix , th. 12ve os cocsa arasına
33 ve 43
bölgesindeki or. aku. nok. , antihelix cervical 1 ve th 12 arasına,
32 ve 42
bölgesindeki or. aku. nok. , thalamus ve cerebelluma
31 ve 41
bölgesindeki or. aku. nok. , incisora intertrajica ya tekabül eder.
Burada dikkat
edilmesi gereken önemli konular vardır. Mutlaka aurikulomedisinin bilinip,
auriculo-cardiak-reflex ile diş bağlantılarını saptayabilmek için aurikulo-cardiak
reflexin incelenmesi ve arterya radialisten alınan verilerin değerlendirilmesi
gerekmektedir ki bunlarla bağlantılı oral akupunktur noktaları saptanabilsin. Ayrıca
Nogier'in kulakta dişlerle ilgili korrespondens noktalarının iyi krite edilmesi ve
lobulustaki diğer somatik lokalizasyonlar incelenmesi gerekmektedir.
Biz kliniğimizde
tüm bu verilerin ışığı altında ryodorakuda kullanılan nörometre ile çalışmalar
yaptık. Bu çalışmalar sonucu aynı ryodoraku noktaları gibi ağız mukozasında
Gledish in şemasında verilen noktaları şayet vücutta bir problem varsa saptadık.
Bizi bu konunun araştırmasına iten sebep, hiç bir problem olmayan oral kavitelerde
görülen dental ağrılar mukoza, gingiva hassasiyetleri ve patolojileri olmuştur. Ancak
bu uygulama oldukça zordur. Nedenine gelince, ağız ortamını tükrükten elimine etmek
ve kuru tutabilmek çok titiz bir çalışmayı gerektirmektedir. Aksi taktirde alınan
veriler çok yanıltıcı olacaktır. Bilindiği üzere ryadoraku ölçümlerinin en
önemli şartlarından biriside ölçüm yapılacak cilt sahasının nem oranını sabit
olmasıdır. Bu nedenle uygulamanın günceleştirilmesinin pratikte oldukça zor
olduğunu gördük. Fakat bununla birlikte şartlar sağlanabildiğinde, oral akupunktur
noktalarının diğer mukoza kısımlarına nazaran elektro geçirgenliğinin daha fazla
olması, şayet vücutta bir patoloji varsa objektif olarak elde edilebilmesi,
karşılaştırma ve istatiksel çalışma yapabilme olanağı olması bizi bu konu
üzerine daha çok çalışmaya itti.
Sonuç olarak
yapılan ve yapılacak olan değerli çalışmalar sonucu oral akupunktur bizlere daha
geniş bir uygulama yelpazesi sunacaktır.
|